Doğan Duru ile yeni albüm üzerine...


Merhaba Doğan, öncelikle yeni yaşın kutlu olsun...

Selam herkese… Teşekkürler.

Albümle başlayalım. Ne kadar zamandır çalışıyoruz ve nasıl gidiyor?

Stüdyoda mayıstan bu yana çalıyoruz. Gerçi temmuz ve eylül arasında geniş bir zaman vardı o zamanı ufak tefek çalışmalar yaparak geçirdik. Oldukça zor bir albüm yapıyoruz. Şarkılar yapılanmaya başladı, işin sıkıcı olan kısmı bitti sayılır. Şu sıralar oldukça eğlenceli. Güzel oluyor galiba…

50-50 ve Kirli Suyunda Parıltılar yaklaşık bir yıl arayla çıktı, Sonra askere gittik. Buna rağmen DVD ve Plastik Çiçekler ve Böcek albümlerini çıkardık. Şimdi de yeni bir albüm üzerinde çalışıyoruz. Redd bu çalışkanlığını neye borçlu?

Hmmm. Aslında üzerinde çalıştığımız albüm neredeyse iki albüme bedel bu yüzden ben de bize şaşırıyorum bazen. Ticaret yapıyor olsaydık bu disiplinlilikle köşe olmuştuk… Bu tam anlamıyla bir çalışkanlık değil. Aslında on yılın üzerinde birlikte çalan bir grup için daha çok şey yapmış olmamız gerekirdi.

Şimdi biraz daha derin sorulara geçelim… ilginç bir yaş girdiğin. Hayatını nasıl görüyorsun?

Yanlışların doğrularından daha mı az yoksa fazlalar mı? Bazen bitirmiş gibi. Bazen de yeni başlamış gibi… Ama ikisi de değil… Benim doğrularım ve bugünkü dünyanın doğruları kedi köpek gibi pek anlaşamıyorlar. O yüzden ne bana ne de bugünün normlarına yanlış demek gerçekçi olmaz. Tarzımız pek uymuyor belki… Ama ilişkimiz devam ediyor… o yüzden belki de şarkıların çoğunda ‘’dünya’’ ya çok yer veriyorum.

Çocukken düşlediğin bir dünyada yaşıyor muyuz? Nasıl bir dünya düşlerdin, bugün o dünya nasıl?

2000 li yıllara geldiğimizde uzay maceraları falan olur diye düşünüyordum o bakımdan hayal kırıklığına uğradım… Robotlar falan dolaşır etrafta sanıyordum… Gerçi küresel markalaşma, trendler gereği dış görüntü olarak, anlatılan masallar gereği de fikir olarak her yer robot dolu aslında. Beklediğimden daha sıkıcı bir dünya bugünün dünyası… çünkü her türlü zevkin daha güzel görünen bir alternatifi var…

Hayatını anlatacak bir şarkı ya da albüm söylesene bize

Yapmakta olduğumuz albüm.

Kimleri dinlerdin lise yıllarında, seni sözel anlatım dili olarak etkileyen birileri var mı?

Beatles, Pink Floyd, Iron Maiden, Scorpions , U2, Bulutsuzluk özlemi dinlerdim.. Lisede elimde bir defter sürekli iğrenç şiirler yazardım. Sanırım beni bu şiirler etkiledi. Daha kötüsünü yazamazdım istesem bile. Zaten daha iyilerini yazmak için de çok uğraştım. Şiir ve şarkı sözü çok başka şeyler..şarkı sözünde yakın iki cümleyi birbiriye anlamlı kılıp bütünü ise kel alaka yapabilir ve uyutabilirsiniz dinleyiciyi.. . ben şiir gibi yazmaya gayret ediyorum çünkü bütün dizelerin anlamlı olduğu bir bütünü yaratabilmeyi öğrenene kadar yaratamadığım çok berbat denemelerim oldu. Darısı diğer arkadaşların başına...

Bu aralar neler okuyup izliyorsun, kitap, film?

Bu aralar ben Recep Tayyip Erdoğan’ı izliyorum, dinliyorum, okuyorum gerçekten çok eğlenceli… Sürekli sıkıcı ağır şeylerden sıkılmıştım…

Yeni albüme dönelim, nasıl bir albüm bekliyor dinleyenleri?

Bu albüm farklı bir albüm oluyor daha önce yaptıklarımızdan… albümde on beşin üzerinde şarkı var… yani cümlelerle anlatması çok zor albümü nasıl olsa çıkardıktan sonra birileri anlatacaktır ama bence özetle cesaret isteyen bir albüm yapıyoruz. Sektör bu kadar küçülmüş sistem bu kadar lüzumsuz ilişkiler içine girmişken sanırım biraz deli bir anımıza geldi bu kararı almak

Her gün stüdyoda olmak nasıl? Buraya ve yeni albüme özgü bir şeyler var mı yaptığımız?

Oturma odasını biraz stüdyo odasını ise neredeyse tamamen değiştirdik. İyi ve yeni hissedelim her şeyi diye. Abuk sabuk beslenmek zorunda kalıyoruz. Geçen albümde sıkça yemek yapardım, bu kez pek yemek yapılmadı. Küçük ama işlevsel bir mutfağımız var. Bazen tartışıyoruz sonra birbirimize dalga geçiyoruz. Herkesin kendine özgü orijinalliklerinin ortaya çıktığı komik bir mekan burası özetle. Bazı değişik şeyler deniyoruz tabi… geçen albümde olduğu gibi bazen bas gitar çalıyorum. Sırtım falan ağrıyor sonra ama olsun . bazen bir şarkının bir cümlesini 500 kez söylediğim oluyor.