Güneş Duru Pafil için yazdı...

Yazıya  http://www.pafil.com/pafil_magazine.aspx?id=1629 adresinden ulaşabilirsiniz.


İlke Hatipoğlu

İlke Hatipoğlu herkesin bildiği üzere Redd'in en genç üyesi. Onunla ilk çalmaya başladığımızda İlke 17 yaşındaydı, başlarda çalmak istemedi zor da olsa ikna ettik. Berke Özgümüş'ten sonra stüdyoda en çok alan işgal edenlerden biri de ilke. Berke yeni bir davul ekipmanı, İlke'de yeni bir klavye ile karşımıza çıkıyor. Bu bilgi sanırım albümdeki klavye ve davul sound'u hakkında az da olsa fikir verecektir.

Nasıl gidiyor? Albüm dışında neler yapıyorsun bu aralar?

Fena değil demekle yetineceğim sanırım. Yeni bir albüm yapmanın heyecanını duyuyorum ama var olmadığı iddia edilen ekonomik kriz bir yandan beni ciddi ciddi düşündürüyor. Son zamanlarda stüdyo provaları o kadar çok vaktimizi alıyor ki albüm dışında fazla yapacak bir şey kalmıyor. Geri kalan zamanda mümkün oldukça kafa dinlemeye sessiz ortamlarda vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Berke (Özgümüş) grupta çalmaya başladığından beri stüdyoda sessiz bir ortam yakalama imkanı olmuyor.

Senin hikayen de aynı mı? “4 yaşında piyano dersleri almaya başladım” bale de var mıydı?

Erken yaşta başladım klavye çalmaya ama piyanoya geçişim biraz uzun sürdü. Hiç ders almadım. Kendi kendime 7 yaşımdayken babamın eve aldığı ufak bir orgu kurcalayarak başladım müziğe. Babam gitar çaldığı zamanlar ona eşlik ederdim bu yüzden biraz şanslı hissediyorum kendimi çünkü daha o yaşta ilk öğrendiğim şarkılar Procol Harum, Beatles gibi gruplara aitti. İlerleyen senelerde yine dinlediğim müzik tarzlarından ötürü hammond orga merak saldım. Üniversiteye girdiğim zaman da tesadüfen ilk hammonduma sahip oldum. Berke’nin de müzikle ilgisi benden daha geç başlamasına rağmen bunu daha profesyonel noktaya getirmem onun sayesinde oldu.
Bale konusuna gelince ben ikinci çocuk olmanın şansını yaşadım sanırım. Berke’nin baleye başlamasıyla bitmesi aynı zamanda oldu bana sıra hiç gelmedi.

Albüm provaları bitti artık kayıt süreci başlayacak, nasıl oldu albüm sence?

Uzun bir ara vermiş olmanın sabırsızlığı vardı üzerimizde. Bu motivasyonu stüdyoyu yenileyip farklı bir çalışma ortamı sağlayarak daha fazla katladık. Bu yüzden de süreç aslında diğer albümlere nazaran daha hızlı oldu. İlk albümde 10 şarkıya 6 ay vakit harcarken 4 ay içinde 20’den fazla şarkı hazırladık. Biraz yorucu oldu ama çıkan sonuç benim için çok tatmin edici. Kayıt süreci de en az provalar kadar keyifle geçecektir ama o kadar yorucu olmayacağını düşünüyorum. Önce ki albümlere nazaran çok farklı oldu. Bunun bilinçli olmaması hoşuma gidiyor, çünkü bu planlı bir farklılık değildi bu. Geçtiğimiz süre boyunca daha uzun süre birlikte çalmış olmanın farkıydı sadece.

50-50, Kirli Suyunda Parıltılar, Plastik Çiçekler ve Böcek, Gecenin Fişi Yok ve yeni albüm… Her birini tek bir cümlede anlatsan nasıl anlatırdın? Uzun yoldan sormaya çalıştığım şu; bu albüm diğerlerinin neresinde duruyor?


Tüm albümler farklı dönemlerimizi çok net anlatıyor bana.hepsi bizim hikayemizin farklı parçaları.sözlerden sounda kadar her şey o an nasıl bir modda olduğumuzu anlatıyor.En güzel örneği de sanırım askere gitmeden evvelki ruh halimizi anlatan Plastik Çiçekler ve Böcek albümü ile Gecenin Fişi Yok dvdsidir.Yeni albüm de hikayenin devamı ve bana göre çok heyecan verici.

Berke Özgümüş ve büyük davulundan sen de rahatsız mısın? Stüdyoda kapladığı alan ve çıkardığı ses açısından… Şaka bir yana Berke’nin çalıyor olması ne gibi farklar getirdi müziğimize, dilimize demiyorum dikkat edersen?


Berke grupta çalmaya başladığı günden beri kelime haznem genişledi diyebilirim. Askerdeyken çok faydasını gördüm sağ olsun. İlk geldiğinde el yapımı normal insan boyutlarında bir davulu vardı. Vakit geçtikçe davulu inşa eder gibi büyütmeye devam etti. Baştan bilseydik bir daha düşünürdük herhalde. Davulun sesine gelince ne kadar haklı olduğunu görebiliyorum çıkan sonuç çok güzel. Bazen şaşırıyorum bu kadar yüksek volümle çalıp bizi sağır edebilen adam nasıl olur da jazz çalabiliyor…

Sevmediğimiz şarkıları albüme koymayız, her şarkı üzerinde titizlenen insanlarız peki bu albümde seni en fazla etkileyen şarkı hangisi?

Bu provalarda da çok fazla şarkı eledik ve sonunda 21 şarkıda karar kıldık. Sonuca gelene kadar çok uzun ve yorucu tartışmalar yaşadık. Sanırım en çok etkilendiğim şarkılar da ortak noktaya en kısa sürede ulaşabildiğimiz şarkılardır. Bu albümde kısa sürede ulaştığımız çok sayıda şarkı var.

Hammond yoğunluğu nedir bu albümde ilk albümlere nazaran? Bir de bize ekipmanından söz etsen biraz…

Bu albümde de sık sık hammond kullandım. Daha çok analog enstrüman tonları tercih eden biriyim. Bu süreçte de diğer albümlere nazaran daha geniş bir sound kullandığımı düşünüyorum. Her albümde hammond haricindeki tüm ekipmanlarım değişiyor. Bu albümde diğer tüm sesler için Kurzweil Pc3x ve Pc161 kullanıyorum.